Küçük Ölçekli İşletmelerin Metro Türkiye Desteği ile Yetiştirdiği Alabalıklar, Artık Raflarda!


Metro Türkiye’nin sürdürülebilir balıkçılık vizyonu doğrultusunda küçük ölçekli geleneksel aile balıkçılığını desteklemek amacıyla Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Muğla Alabalık Yetiştiricileri Birliği iş birliği ile “Ölçekte Küçük, Değerde Büyük’’ sloganıyla hayata geçirdiği proje kapsamında verilen eğitimler ve teknik desteğin ardından yetiştirilen alabalıklar, raflarda yerini almaya başladı.

Küçük ölçekli üreticilerden tedarik ettikleri alabalıkları raflarına taşıdıklarını ifade eden Metro Türkiye Satın Almadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Alkaç, “İlk yılını geride bırakan projemiz sayesinde hem ticari motivasyonu sağlayarak üreticilerimizin desteklenmesine hem de sürdürülebilirliğe katkı sağladık. Mart ayından bu yana küçük ölçekli üreticilerden temin ettiğimiz 30 tona yakın alabalığı tüketicilerle buluşturduk. Şimdi ise raflara taşıdığımız alabalıkların profesyonel mutfaklarla buluşturulmasına ve böylece restoran işletmeciliği ekosisteminde de tüketiminin  artmasına odaklandık” dedi.

1990’dan bu yana gerçekleştirdiği tüm faaliyetlerinin merkezine sürdürülebilirliği koyan Metro Türkiye, sürdürülebilir balıkçılığı destekleme ve balık tüketimini artırmak adına önemli çalışmalara imza atıyor. Sürdürülebilir balıkçılığı mümkün kılmak amacıyla küçük ve geleneksel aile balıkçılığını destekleyen Metro Türkiye, bu kapsamda geçen yıl “Ölçekte Küçük, Değerde Büyük’’ sloganıyla yeni bir projeyi hayata geçirdi. Bileşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 2022 yılını “Uluslararası Geleneksel Balıkçılık ve Su Ürünleri Yetiştiriciliği Yılı (IYAFA)” ilan etmesinin ardından BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Muğla Alabalık Yetiştiricileri Birliği iş birliğinde gerçekleştirilen proje ile küçük üreticilere eğitimler verilirken, teknik destek ve danışmanlık desteği de sağlandı. Mart ayında ilk mahsullerini vermeye başlayan proje kapsamında yetiştirilen alabalıklar, Metro Türkiye mağazalarında yerini alırken üç ay gibi kısa bir sürede 30 tona yakın balık restoranlarla ve tüketicilerle buluştu.

Metro Türkiye olarak 33 yıldır tüm çalışmalarını sürdürülebilirlik odağıyla gerçekleştirdiklerini ifade eden Metro Türkiye Satın Almadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Alkaç, “Biz Metro Türkiye olarak, izlenebilirlikten hayvan refahına, gıda atıklarının önlenmesinden sürdürülebilir balıkçılığa ve yerel üreticilerin ve ürünlerin desteklenmesine kadar birçok alanda sektörümüze öncülük eden çalışmalar yürütüyoruz. Balığı yalnızca ticari bir ürün değil, gelecek nesillere bırakılması gereken bir değer olarak görüyoruz. Denizlerimizdeki balıkların sürdürülebilir olması için kültür balıkçılığının da önemli bir başlık olarak ele alınması gerekiyor. Bu nedenle balıkçılıkta sürdürülebilirliğin sağlanması adına hem denizlerimizdeki hem de çiftliklerdeki balıklara yönelik imza attığımız birçok önemli projemiz var. ‘Kızına Bak Anasını Al’, ‘Palamutlar Nerede?’, ‘Bugünün Balığını Yarına da Bırakalım’ ve ‘Yediği Önünde Yemediği Yarında’ projelerimiz ile denizlerdeki balık stoklarının ve türlerinin korunması amacıyla sürdürülebilir balıkçılığı 2010 yılından beri satın alma politikamızın odağında tutuyoruz” diye konuştu.

Küçük ve Geleneksel Aile Balıkçılığı Destekleniyor

Şimdiyse, geçen yıl ilk adımı atılan projenin sonuçlarını almaya başladıklarını vurgulayan Alkaç, “Üretime yönelik projelerde üretici birlikleri ve kooperatiflerle birlikte yol alındığında çok daha fazla verim sağlandığına inanan bir şirket olarak bu projemizi de FAO ve Muğla Alabalık Yetiştiricileri Birliği ile iş birliği ile hayata geçirdik. IYAFA 2022 kapsamında başlattığımız bu ortak projemiz ile küçük ve geleneksel aile balıkçılığını, balıkçılık ve su ürünleri kaynaklarını sorumlu ve sürdürülebilir kullanımı yoluyla daha sağlıklı gıda sistemlerinin kurulmasına yönelik katkılarını sürdürmek için destekliyor ve korunmasına katkı sağlıyoruz. Küçük ölçekli geleneksel balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği, iklim değişikliği, çevresel bozulma gibi faktörlerden olumsuz etkilenirken ticari açıdan da daha fazla motivasyona ihtiyaç duyuyor. IYAFA 2022 kapsamında gerçekleştirdiğimiz bu proje ile onlara bu konularda destek olmaktan ve bu vesileyle farkındalık yaratmaktan mutluluk duyuyoruz” dedi.

Gıda Güvenliği ve Sosyal uygunluk eğitimleri verildi

Eğitimler ve saha gezileri ile başlatılan proje kapsamında gerçekleştirilen çalışmalar hakkında bilgi veren Alkaç, şöyle devam etti:

“Küçük ve geleneksel aile balıkçılığını korumak ve alabalığa sektörde hak ettiği değeri vermek amacıyla oluşturulan proje kapsamında öncelikle bölgedeki 25 küçük ölçekli alabalık üreticisine bir gün boyunca  eğitimler verdik. ‘Balık ve Balıkçılık Ürünlerinde Gıda Güvenliği ve Kalite’ eğitimi kapsamında; güvenli gıda tanımı, su ürünlerinin önemi, iyi kültür balıkçılığı uygulamaları, personel hijyeni, temizlik ve sanitasyon, zararlı kontrolü, ağ kontrolleri, biyogüvenlik önlemleri, yem yönetimi, tesis ve ekipman bakımı, tedavi, balık sağlığı ve refahı, hasat, paketleme, ürün işleme ve atık yönetimi gibi konularda eğitim verildi. ‘Alabalık Değer Zincirinde Sosyal Uygunluk’ eğitimi kapsamında ise başlıklarımız; işletmelerde çalışanların dahil edilmesi ve korunması, örgütlenme özgürlüğü ve toplu sözleşme hakları, ayrımcılık yapılmaması, adil ücret, insana yakışır çalışma saatleri, iş sağlığı ve güvenliği, çocuk işçiliğinin önlenmesi, güvencesiz çalışmanın önlenmesi, çevrenin korunması ve etik iş davranışı gibi temel sosyal uygunluk prensipleri oldu. Tüm bu eğitimlerinin üreticilerimize önemli katkılar sağladığına inanıyoruz. Bununla birlikte yetiştiriciliğe yönelik teknik destek ve danışmanlık desteği de sağlandı. Direkt satın alımlar ve alım garantisi ile üreticilere katkıda bulunmayı, geleneksel yöntemlerle yapılan yetiştiriciliğe kalite standartları getirerek geleneksel balıkçılığın sürdürülebilirliğine destek olmayı hedefledik.”

Proje 5 geleneksel işletme ile devam ediyor 

İlk etapta pilot olarak 4 üretici ve 1 paketleme tesisi olmak üzere 5 küçük işletme ile devam ettiklerini kaydeden Deniz Alkaç, “Bu işletmelerin gıda güvenliği ve sosyal uygunluk seviyelerini belirlemek amacıyla ön denetimler düzenlendi. Ön denetimlerde belirlenen eksiklerin giderilmesi amacıyla işletmelere 5 gün boyunca birebir yerinde ve sahada Metro Türkiye kalite güvence yetkili yöneticileri tarafından eğitimler ve teknik bilgi desteği sağlandı. Bununla birlikte adil çalışma koşullarının sağlanması ve iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının yerine getirilmesi amacıyla da alınması gereken önlemler belirlendi ve işletmelerde uygulamaya geçirildi. Ardından gıda güvenliği ve sosyal uygunluk olmak üzere takip denetimleri organize edilerek, işletmelerin denetimlerden başarı ile geçmesi sağlandı. Ayrıca ürünler raf ömrü ve yasal gıda güvenliği kriterlerine uygunluk açısından Metro Türkiye tarafından bağımsız akredite laboratuvarlarda analiz ettirildi” bilgisini verdi.

İşletmelerin, mevcut sistemlerini ileriye taşıyarak Metro tedarikçisi olabilmek için gerekli kalite, hijyen, gıda güvenliği ve çalışma koşulları kurallarını karşılamış olduklarını vurgulayan Alkaç, “Verdiğimiz bu destekler sonucu seçilen üreticilerden alabalığı Muğla Alabalık Yetiştiricileri Birliği üzerinden tedarik etmeye başladık. Gıda güvenliği ve sosyal uygunluk denetimleri ile uygunluğu garanti altına alınan alabalıklar, Metro Türkiye mağazalarında yerini almaya başladı. Mart ayından bu yana tüketicilerimize 30 tona yakın alabalık lezzeti sunduk. Bu koşulları sağlayan işletmelerin sadece Metro değil iç piyasada ve ihracatta yer alabilmesinin önü açılmış oldu. Böylelikle hem ticari motivasyon sağlayarak üreticilerimizin desteklenmesine hem de sürdürülebilirliğe katkı sağladık. Üretici Birliği ile gerçekleştirdiğimiz bu çalışma ile aslında sadece 4 üreticinin değil, Birliğe bağlı her üreticinin standardını yükseltmiş oluyoruz. İlerleyen dönemde talebe bağlı olarak daha fazla üretici ile çalışmaya da açığız” dedi.

Profesyonel mutfaklarda alabalık tüketimi artırılacak

En büyük hedeflerinin küçük ölçekli üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması olduğunu ifade eden Alkaç, “Gelecek nesillere bırakmamız gereken değerlerden biri de alabalık. Gastronomi sektörünün en yakın iş ortaklarından biri olarak, şimdi de küçük üreticiden temin ederek raflara taşıdığımız alabalıkların profesyonel mutfaklara da daha fazla girmesine ve böylece ekosistemde bilinirliğinin ve kullanılırlığının artmasına odaklandık. Türkiye’nin ilk gastronomi keşif platformu olarak bünyemizde 8 yıl önce hayata geçirdiğimiz Gastronometro’da şeflerimiz, yeme – içme sektörüne bu konuda yol göstermek amacıyla alabalık kullanarak özel tarifler hazırlıyorlar. Profesyonel mutfaklarda geleneksel tariflerin yanı sıra modern tariflerin kullanımının artması, alabalık yetiştiriciliğine önemli bir katkı sağlayacaktır. Alabalığın en leziz tariflerle kısa sürede daha fazla profesyonel mutfakta yer bulacağına eminiz” dedi.

FAO’dan alabalık yetiştiricilerine tam destek

Metro Türkiye ile proje paydaşlıklarına değinen FAO Kıdemli Program Koordinatörü Özcan Türkoğlu ise, “IYAFA 2022’nin lider kuruluşu FAO olarak geçtiğimiz yıl birçok farklı etkinliğe imza attık. Bu kapsamda Muğla ilinde alabalık alanında küçük ölçekli balıkçıların desteklenmesi ve alabalık yetiştiriciliğinin potansiyelini ortaya çıkarmak için Metro Türkiye ile bir araya geldik. Küçük ölçekli balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği, küresel ve yerel gıda sistemlerinin bir parçası olarak sağlıklı, güvenli, uygun fiyatlı ve besleyici su ürünleri tüketimine önemli bir katkıda bulunuyor. Bu çerçevede, FAO olarak küçük ölçekli balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliğinde yakın ve uzak pazarlara erişim, üretim ve lojistik altyapısı ve kapsayıcı değer zincirlerinin oluşturulması gibi sektörel konuları önemsiyoruz. Buradan hareketle balıkçıların, balık avcılarının ve işçilerinin uygun fiyatlı yüksek kaliteli balık ürünlerini tedarik ederek yerel ekonomik kalkınmayı teşvik etmelerini ve ilave istihdam yaratmalarını değerli buluyoruz. FAO ve Metro Türkiye ile geçen yaz burada alabalık üreticilerine verdiğimiz “Küçük Ölçekli Alabalık Yetiştiriciliğinde Gıda Güvenliği ve Sosyal Uygunluk Eğitimi” ile küçük ölçekli alabalık çiftliklerinin sürdürülebilirliğine destek sağladık. Proje kapsamında aile işletmelerine ait küçük ölçekli alabalık çiftliklerinin bu konuda bilgilerini artırarak sürdürülebilirlik konusundaki farkındalıklarını artırdık. FAO olarak Türkiye’nin en önemli su ürünlerinden biri olan alabalığın hak ettiği ilgiyi görmesi ve her kesimden tüketicinin tercih sebebi olmasına katkı sağladığımız için mutluyuz’’ açıklamasında bulundu.

Muğla Alabalık Yetiştiricileri Birliği Başkanı Hüseyin Yıldırım ise şunları söyledi: “Bu proje üreticiden tüketiciye uzayıp giden gıda arz zincirinde küçük ölçekli aile işletmelerinin geleneksel üretimlerinin pazara uygun hale getirilmesi anlamında oldukça faydalı oldu. Metro Türkiye ve FAO ile birlikte gerçekleştirdiğimiz ve küçük aile işletmelerini kapsayan “Ölçekte Küçük, Değerde Büyük” sloganıyla hayata geçirdiğimiz projemiz, ilerleyen süreçte de küçük işletmelerin sosyo-ekonomik ve teknik kapasitelerinin iyileştirilmesini sağlayacaktır. Uzun vadede ise; proje, ülkemiz alabalık yetiştiriciliğinin genişlemesine yol açacağı gibi su ürünleri üretiminin çevre, insan ve toplum odaklı dönüşümüne üretici organizasyonları penceresinden katkı sağlayacaktır.’’

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir